Nesnelerin İnterneti ve Akıllı Ev Araştırması Sonuçları

Küresel nesnelerin interneti akıllı ev araştırması, katılımcıların belirli bir kazanç karşılığında kişisel verilerinin paylaşılmasına razı olduklarını gösteriyor

795 0
795 0

Intel Security’nin sponsor olduğu küresel bir tüketici araştırmasına göre, katılımcıların önemli bir kısmı (% 61) akıllı evlerden toplanan kişisel verilerin para karşılığında şirketlerle paylaşılabileceğini, % 70’i de cihaz kullanımı hakkındaki verilerin karşılığı olarak şirketlerin müşterilere kuponlar ve indirimler vermesini kabul ediyorlar. Araştırma, ayrıca, katılımcıların % 77’sinin, akıllı evlerin 2025’te bugün akıllı telefonlarda olduğu gibi yaygınlaşacağına inandığını, ancak % 66’sının da siber suçlular tarafından hacklenmek konusunda çok kaygılı olduklarını ortaya çıkardı.

 “Nesnelerin Interneti (IoT) ve Akıllı Ev” araştırmasına Avustralya, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, Hindistan, Meksika, İngiltere ve ABD’den 9,000 kişi katıldı.

Intel Security teknoloji şefi Steve Grobman, “Akıllı evler ve onlarla ilişkili veriler, tüketicilerin günlük yaşamlarını iyileştirme kapasitesine sahipler. Araştırma, şahısların para karşılığı verilerinin paylaşımına razı olduklarını gösteriyor, ancak siber tehditler konusundaki kaygıları da anlaşılabilir. Güvenlik, Nesnelerin Interneti’nin temelini oluşturuyor, ve güvenlik tam olarak sağlandığında IoT’nin yaygınlaşması mümkün olabilir”, yorumunu yaptı.

Araştırmaya katılanlar genel olarak akıllı evlerdeki potansiyel güvenlik tehditleri konusunda endişeliler. Katılımcıların % 92’si  kişisel verilerinin siber suçlular tarafından hacklenebileceği yönünde endişelerini ifade ettiler. Bununla birlikte, yenilikçi güvenliğin bir yansıması olarak katılımcıların çoğu (% 89) bütün akıllı cihazların güvenliğinin tek bir entegre güvenlik paketiyle sağlanması yolunu daha çok tercih edeceklerini belirtiyorlar.   

Tüketiciler, şifre gibi mevcut güvenlik yöntemleri konusunda tereddütlüler. Katılımcıların % 75’i akıllı evleri yönetmek için gereken şifre sayısı konusunda endişeliler. Bununla birlikte biyometri, akıllı evlere erişim için bir alternatif olarak öne çıkacak gibi gözükmekte. Biyometrik güvenlik türlerinden birini seçmeleri istendiğinde, % 54’ü parmak izini seçerken, % 46’sı ses tanımayı ve % 42’si göz taramayı tercih etti.

Ayrıca araştırmanın önemli bulguları arasında şunlar da var:

Y kuşağı, akıllı ev cihazlarında davranışsal verileri  para, indirim ve kupon karşılığında paylaşma konusunda en rahat kesim (% 72’si para için, % 44’ü indirim için, % 29’u ise kupon için kabul ediyor). Tüketicilerin % 75’i  akıllı evde yaşamaktan kişisel fayda bekliyor. Tüketiciler tarafından en çok düşünülen akıllı cihazlar, akıllı aydınlatma (% 73), akıllı mutfak cihazları (% 62) ve akıllı termometre veya su ısıtma sistemleri (% 60). Katılımcıların yarıdan fazlası, akıllı bir evde, gaz ve elektrik faturalarının (% 57) ve ısıtma ve soğutma faturalarının (% 55) düşmesini bekliyor.

Bu konuda daha fazla bilgi için, Atlantik Konseyi’nin raporuna şu adresten ulaşabilirsiniz: www.atlanticcouncil.org/publications/reports/smart-homes-and-the-internet-of-things 

Metodoloji

“Nesnelerin Interneti ve Akıllı Ev” araştırması, teknoloji sektöründe bağımsız bir pazar araştırma uzmanı olan Vanson Bourne tarafından 2015 Temmuz’unda gerçekleştirildi. Toplam 9,000 tüketici ile görüşüldü. Bunların arasında ABD’den 2,500, İngiltere’den 1,000, Fransa’dan 1,000, Almanya’dan 1,000, Brezilya’dan 1,000, Hindistan’dan 1,000, Kanada’dan 500, Meksika’dan 500 ve Avustralya’dan 500 kişi var.

In this article

Join the Conversation